Çanakkale, Troia Bağ Yolu kültür ve turizm alanında önemli bir projeye daha ev sahipliği yaptı. Troya Müzesi ve Avec Hotel iş birliğiyle düzenlenen lansmanda, bölgenin tarihi ve bağcılık kültürünü bir araya getiren Troia Bağ Yolu projesi kamuoyuna tanıtıldı.

Yoğun Katılımla Gerçekleşen Lansman

Gerçekleştirilen lansmana, Muharrem Erkek, Yahya Göztepe ve çok sayıda kamu kurumu temsilcisi, akademisyen ve iş dünyasından isimler katıldı. Bölgenin turizm potansiyelini artırmayı hedefleyen proje, katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü.

Kültürel Miras ve Bağcılık Bir Arada

Troia Bağ Yolu, yalnızca bir turizm rotası olmanın ötesinde; bölgenin tarihsel mirasını, yerel üretim kültürünü ve bağcılık geleneğini bir araya getiren kapsamlı bir destinasyon projesi olarak öne çıkıyor. Troya Antik Kenti ile özdeşleşen bu coğrafya, proje sayesinde sürdürülebilir turizm anlayışıyla yeniden değer kazanacak.

Gelibolu’dan Bozcaada’ya Uzanan Özel Rota

Proje kapsamında oluşturulan rota; Gelibolu’dan başlayarak Eceabat ve şehir merkezi üzerinden ilerleyip Bozcaada’da sona eriyor. Yaklaşık 120–150 kilometrelik bu hat üzerinde bağcılık, gastronomi ve konaklama deneyimleri bir araya getirilerek ziyaretçilere bütüncül bir turizm deneyimi sunuluyor.

Bölge Ekonomisine Katkı Sağlayacak

Lansmanda yapılan sunumlarda, Troia Bağ Yolu’nun sadece kültürel değil ekonomik açıdan da önemli katkılar sağlayacağı vurgulandı. Projenin;

Yerel üreticiyi desteklemesi Bölge turizmini çeşitlendirmesi Yeni istihdam alanları oluşturması Uluslararası turizm pazarında Çanakkale’yi öne çıkarması

hedefleniyor.

Uluslararası Turizm Hedefi

Proje, özellikle gastronomi turizmi ve deneyim odaklı seyahat anlayışıyla yabancı turistlerin ilgisini çekmeyi amaçlıyor. Troas bölgesinin kültürel zenginliğinin dünya ile buluşturulması hedeflenirken, Çanakkale’nin global turizm haritasındaki yerinin güçlendirilmesi planlanıyor.

“Bu Proje Bir Başlangıç”

Protokol üyeleri ve sektör temsilcileri, Troia Bağ Yolu’nun Çanakkale için önemli bir değer olduğunu belirterek, projenin ilerleyen süreçte yeni paydaşlarla büyüyeceğini ifade etti. Bölgenin kültürel mirasını ekonomik değerle buluşturan bu girişim, gelecekte Türkiye’nin önemli gastronomi rotalarından biri olmaya aday gösteriliyor.